FİLMLER, FESTİVALLER, YÖNETMENLER, KENTLER
b e l g e s e l _ g a z e t e
DOCUMENTARIST 2011 GAZETE ANASAYFA


Belgesel Proje Geliştirme Atölyesi'nin ardından

 

Documentarist Belgesel Proje Geliştirme Atölyesi, 28 Mayıs–5 Haziran ve 15-19 Temmuz 2011 arası olmak üzere iki dönemli olarak düzenlendi. Atölyede temel olarak, nitelikli belgesel projelerinin biçim/içerik açısından yaratıcı birer filme dönüştürülmesi ve fon başvuruları için uluslararası arenada ortak yapımcılara sunulabilir hale getirilmesi amaçlandı.

TRIBU Assosiation üyesi, Fransız belgeselci ve eğitmenler Nadia Bouferkas ile Mehmet Arıkan’ın koordinatörlüğünde, Can Candan, Naima Bouferkas gibi konuk eğitimci ve yönetmenin katılımıyla gerçekleşen, ayrıca Helena Trestikova gibi usta bir yönetmenin, kendi alanlarında uzman Alexandru Solomon, Rada Sesic gibi uzmanların sinema dersleriyle zenginleşen atölye, Finlandiya Büyükelçiliği'nin desteğiyle gerçekleştirildi.

Atölyeye şu projeler ve belgeselciler katıldı:

"Görünmeyen Emek", Güliz Sağlam, Feryal Saygılıgil
"Çıkmaz Sokak", Tülin Dağ
"O İklimde Kalırdı Acılar", Cenk Örtülü, Zeynel Koç
"Yumurtalık Dalyanları", Musa Ak, Hasan Basri Özdemir
"Maya”, Rodi Yüzbaşı (1. Modül)
"Hasret", Neslihan Sarıhan (2. Modül)

Atölye Koordinatörleri: Cemre Ceren Asarlı, Ece Şakarer
Çevirmenler: Eda Elodie Moreau, Fırat İlker, Aida Burcu Danışman

 

KATILIMCILAR DENEYİMLERİNİ ANLATIYOR

TÜLİN DAĞ ("ÇIkmaz SokaK")“Fikrim artık ete kemiğe büründü”

Bu atölye benim tam da ihtiyacım olan bir sürece denk geldiği için çok önemliydi. Belgeselini yapmak istediğim bir fikrim vardı ve kafamda bir sürü soru vardı ve ben bu fikri nasıl projelendiririm diye düşünürken Emel’in tavsiyesi üzerine katıldım. Özellikle belgesel projesi üzerine atölyelerin azlığı nedeniyle doğru insanlara ulaşmak zor oluyor Türkiye’de. Bu atölye tam da bu ihtiyaca cevap veren bir atölyeydi. Ve çok önemli bir rolü yerine getirdi diye düşünüyorum.

Atölyenin birinci ayağında fikirlerimizi tartışıp özellikle “neden bu konuyu yapmak istediğimiz” üzerinde durduk. Bunun üzerine tekrar projelerimizi gözden geçirdik. ikinci ayağında projelerimizin niyetini ve kendi niyetimizi daha fazla derinleştirdiğimizi düşünüyorum. Benim en fazla ilgilendiğim şey belgesellerimizin evrensel bir dille ele alınmasının gerekliliği oldu. Anlatmak istediğimiz derdin tüm insanlığın derdi olması için belgeselleri ele almamız gerektiğini anladım. Konuyu ele alış biçimimiz ve neyi anlatmak istediğimiz önemliydi ve bunlar üzerinde tartışıp konularımızı derinleştirdik.

Belgeseli yapmak istediğim fikri geliştirip bir projeye dönüştürmede bu atölye çalışması benim için oldukça verimli geçti. Ayrıca belgeseli sinematografik bir dille nasıl anlatırım, bunun üzerine egzersizler yapmış olmamız belgesellere daha farklı bir bakış açısıyla yaklaşmamı sağladı.

Atölyeye katıldığımda kafamda yalnızca bir fikir vardı, ama atölyenin sonunda bir projeye sahip oldum. Fikrim artık ete kemiğe büründü ve şimdi bu projeyi gerçekleştirmek istediğime eminim. Kurguda yaptığımız çalışmalar filmin görsel boyutunu ve neyi nasıl anlattığımızın önemini gösterdi.

Tüm bu atölye boyunca projenin çekim aşamasından daha önemli olan bir parçasının da yazım aşaması olduğunu anladım. Projeyi yazmanın artık çekim yaparken işimizi daha da kolaylaştırdığını biliyorum. Bu nedenle yazarak çalışmayı ve projeyi bu aşamada netleştirmeyi artık önemli buluyorum. Atölyenin belki de bana kattığı en önemli şey bu oldu. Yazmak, yazmak, yazmak…

CENK ÖRTÜLÜ ("O İKLİMDE KALIRDI ACILAR")“Projemiz devrim geçirdi diyebilirim”

Projemizin ilk halini ve atölye sonundaki halini düşündüğümde devrim geçirdi diyebilirim. Edindiğim bilgi ve tecrübeler bundan sonraki projelerimde de yol gösterici olacak. Documentarist atölyesinde katıldığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu atölyeye katılmamıza vesile olduğunuz için çok çok teşekkür ediyorum. Ama, atölye çok kısa sürdü ve biraz daha uzun bir versiyonunu gelecekte yapılırsa yine katılmak isterim.

ZEYNEL KOÇ ("O İKLİMDE KALIRDI ACILAR")“Fakülteye gitseydim bu bilgileri orada kazanamazdım”

Documentarist’in düzenlediği belgesel atölyesine Türkiye’de toplu mezarları konu edinen bir proje ile katıldık. Mayıs ayında yapılan üç günlük atölyede niyet notu, snopsis, tretman vb konular üzerinde çok değerli bilgiler aldık. Yapmak istediğimiz belgeselin hem içerik yani konu ve tema olarak nasıl verileceği hem de görselliğin, sembollerin nasıl verilmesi gerektiği üzerinde çok derinlikli tartışmalar oldu. Gösterilen kimi örnek film analizleri belgesele daha derinlikli bakmamızı sağladı.

Birinci atölyede yazmış olduğumuz tretmana yapılan eleştiriler ufuk açıcı oldu. Herşeyden önce yazmış olduğumuz tretmanın farkında olmadan oryantalist bakış açısını yansıttığına dönük eleştiriler benim açımdan sarsıcı oldu. Eleştirdiğim ve karşı olduğum oryantalist bakış açısının filmimizin tretmanında olması ilginç bir deneyim oldu. Demek ki iyi niyetlice film yapmak başka birşey her adımını hesaplayarak yapmak başka birşey.

O açıdan belgeselde yazmak , yazılanları tartışmak ve eleştiriye tabi tutturmak çok önemliymiş. Bu atölyenin benim açımda en önemli kazanımı bu oldu. Belgesel için 'senaryo, tretman mı yazılırmış!', 'konu belli yeterince araştırma yaparsan çekebilirsin' anlayışının ne kadar yanlış olduğunu da bu atölyede Nadia Bouferkas ve Naima Bouferkas’ın eleştirileri ve örneklemeleriyle gördüm.

Atölyenin Haziranda yapılan beş günlük periyodunda daha önce yazdığımız tretman ve niyet notunun yeniden yazılması, belgeselin bir parçasının çekimi ve kurgu üzerine dersler aldık. Bu bölümde Nadya ve Mehmet Arıkan’ın projelerimizle birebir ilgilenmeleri ve adım adım geliştirmeleri belgesel projemizin eksik yanlış yanlarını daha iyi görmemizi sağladı.

İlk verdiğimiz proje ile son verdiğimiz projeye baktığımızda epey değişmiş olduğunu ve daha derinlikli olduğunu gördük. Tretmanın sekanslar halinde nasıl yazılacağı, çekerken içerik, görsel, semboller anlamında nasıl çekilebileceği üzerinde yapılan analiz ve değerlendirmeler çok etkileyiciydi.

Herşeyden önce belgesele bakış açısı konusunda sundukları düşünceler bende fakülteye gitseydim bu bilgileri orada kazanamazdım, çok şanslı bir insanım diye düşünmeme neden oldu. Bu atölyeyi düzenleyen ve bizi davet eden Documentarist’ten Emel Çelebi’ye, Necati Sönmez’e, sonsuz teşekkürlerimi borç biliyorum. Cemre Ceren Asarlı’nın çabalarını unutmak mümkün değil. Elodie'ye ayrı bir prantez açmak gerekir. Tüm atölye boyunca birebir çeviriler yapıp eğitmenlerin söylediklerini en doğru şekilde bize aktarmaya çalışarak büyük emek harcadı. Kendisine teşekkürleri borç biliyorum. Diğer çevirmen arkadaşlara da teşekkürlerimi sunmayı borç biliyorum. Bu atölyeye katılan ve ders veren Nadia Bouferkas, Naima Bouferkas ve Mehmet Arıkan’ın dışında bize ders veren diğer hocamızın katkılarını yazmamak olmaz. Sevgili Can Candan hocamızın projelerimizin eksik yanlarını irdelemesi ve daha farklı neler yapılabilir diye sorması son derece yararlı oldu. Ayrıca atölyeye katılan diğer katılımcı arkadaşarımızla geçirdiğimiz o güzel zaman ve destekleri için teşekkür ediyorum. Yani kısacası, Tüm Documentarist ailesine sonsuz teşekkürler.

GÜLİZ SAĞLAM - FERYAL SAYGILIGİL ("GÖRÜNMEYEN EMEK")“Oldukça faydalı ve verimli geçti”

Documentarist tarafından düzenlenen Belgesel Geliştirme Atölyesi’nin 2. kısmında daha önce verilen ödevlerin değerlendirilmesi, senaryo daha iyi nasıl ifade edilebilir konusunda ısrarcı olunması önemliydi. Bizim açımızdan oldukça faydalı ve verimli geçti. Özellikle yazım konusunda zorlayıcılığı ve birebir görüşmelere daha çok zaman ayrılması projelerimizi derinlemesine tartışma fırsatı verdi. Diğer katılımcılarla tartışma ve değerlendirme yapmak da yararlı oldu.

Ayrıca yarım günlük kurgu bölümü de çok faydalı oldu. İyi bir kurgucu ile çalışmanın önemini bir kez daha anladık. Atölye sonrasında projemizi tekrar gözden geçirip daha ayrıntılı bir araştırma yapmaya ve yazım konusunda da daha fazla pratik yapmaya karar verdik.

Atölyenin yapıldığı mekanın gürültülü olması biraz sıkıntı yarattı ama Istanbul’da mekan bulmanın zor olduğunu göz önüne alırsak, bu anlaşılabilir bir durum. Bu tip atölye çalışmalarının daha sık ve uzun süreli olması biz belgeselciler açısından çok önemli. Umarız, bu tip çalışmalar ileride de devam eder. Bu atölyenin gerçekleşmesinde emeği olan herkese çok teşekkürler.

Atölyeden fotoğraflar için

DOCUMENTARIST'in notu: Biz de tüm katılımcılara projelerini bizimle paylaştıkları, eğitmenlere de olağanüstü çabaları için teşekkür ediyor, bütün projeleri kısa zamanda filme dönüşmüş olarak görmeyi umut ediyoruz..