|   doc_gazete    |    DOC 2008    |    DOC 2009   |    DOC 2010   |    DOC 2011   |


DOCUMENTARIST Hangi İnsan Hakları? - 2010

Gündelikçiler, kendilerini oynadı

Hangi İnsan Hakları?'ın en çok ilgi gören yan etkinliklerinden Forum Tiyatro'nun yönetmeni Nihal Kuyumcu'dan, atölyenin performans değerlendirmesi: "Tüm kadınlar hem oynadılar hem de foruma-tartışmalara katıldılar. Gündelikçi kadınların yanı sıra dışarıdan gözlemleyen bir çok kişi de seyirci-oyuncuya dönüşerek, aktif olarak role girip sorunlara çözüm bulmaya çalıştı."

Nihal Kuyumcu*

 

Esenyurt, İMECE Kadın Dayanışma Derneği üyesi gündelikçi kadınlarla yapılan forum tiyatro çalışmasını iki aşamalı olarak ele alıp değerlendirebiliriz.

İlk aşama, kadınlarla oyun ortaya çıkarma süreci ve bu süreçte yaşananlardı. Bu süreçte yapılan iki günlük atölye çalışmasında kadınların sorunları ortaya konmaya çalışıldı. Çalışıldı diyoruz, çünkü kadınların bir çok sorunu içselleştirdikleri, sorun olarak görmedikleri ama hem psikolojik, hem de fiziksel olarak çok zorlandıkları ve dayanma sınırlarının son aşamalarında oldukları anlaşıldı. Soru cevaplarla, doğaçlamalarla kendi yaşadıklarına ilişkin farkındalık oluşturma ve içinde bulundukları durumu tüm açıklığıyla kendilerinin değerlendirebilmeleri için firsatlar yaratıldı.

Çalışma sonunda, emeklerinin ev kadınlarının yaptıkları işler gibi görülmediği ortaya çıktı. Ev içi emek bağlamında, kendi durumları ile çalışmayan ev kadınlarının durumları arasında bir paralellik kuruldu. Buradan yola çıkarak bu alanda iş tanımının yapılmadığı ve sınırlarının belli olmadığı ortaya çıktı. Emeklerinin gittikleri ev (işyeri) için artı bir iş gücü olarak kabul edilmesi gerektiği, çalışma saatlerinin ve yapılacak işlerin belirlenmesi –kısaca tanımının yapılması- gereği dile getirildi. Ayrıca işe ulaşmada toplu taşıma araçların yetersizliği, evlerinde eşlerinden gördükleri fiziksel ve psikolojik şiddet de yan ama önemli sorunlar olarak dile getirildi.

Tartışmalar sonucunda sabah evden çıkıp otobüse bindikleri andan itibaren, çalıştıkları evlerde maruz kaldıkları muamele ve eve döndüklerinde yaşadıkları sorunları dile getiren 3 bölümlük bir oyun hazırlandı.

Forum aşaması, yaklaşık 80 kişinin katılımıyla Kumbaracı50 tiyatro salonunda halka açık olarak sergilendi. Foruma Mor Çatı vakfından bir avukat (Birsen Atakan), Esenyurt Belediyesi Kent Konseyi Başkanı ve basından bir çok gazeteci katıldı.

Forum/performans aşaması yaklaşık bir saat sürdü. Tüm kadınlar hem oynadılar hem de foruma-tartışmalara katıldılar. Gündelikçi kadınların yanı sıra dışarıdan gözlemleyen bir çok kişi de seyirci-oyuncuya dönüşerek, aktif olarak role girip sorunlara çözüm bulmaya çalıştı. Böylece sorunu paylaşanların, yaşadıkları sorunları bir çerçeve içinde görmeleri sağlandı. Ayrıca, sorunların bir masaya yatırılıp değerlendirilmesinin ve üzerinde tartışılmasının, en azından yaşadıklarının “kader” olmadığını fark etmeleri açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.

Oyunun sonunda Belediye Kent Konseyi Başkanı kadınlara toplu taşımanın yetersizliği konusunda ne yapmaları gerektiğini, nereye dilekçe verip takip etmeleri gerektiği konusunda, Mor Çatı Sığınma Evi’nden gelen Avukat Birsen Atakan ise, çalıştıkları mekanlarda veya kendi evlerinde herhangi bir şekilde baskı şiddet ya da tacize uğramaları durumunda yasal haklarını hatırlattı.

Yine oyunun bitiminde Express Dergisi'nden gelen bir muhabir oyuncularla söyleşiler yaptı. Hayat TV muhabiri de 22 Aralık 2010 tarihinde “Ekmek ve Gül” programına tüm ekibi davet etti.

Ayrıca, forum tiyatronun nasıl yapıldığını öğrenen İMECE’li kadınlar da bundan böyle sorunlarını çözmek ve farkındalık yaratmak için kendi aralarında da çalışmak üzere toplanmaya karar verdiler. Bu da forum tiyatronun yalnızca Kumbaracı50’de sergilenen tek bir oyunla sınırlı kalmadığını, sürdürülebilir olduğunu ve gündelikçiler tarafından da kolaylıkla benimsendiğini göstermesi açısından önemli.

Bugünden yarına değişimin zor olduğu gerçeğini gözardı etmeden, böylesi çalışmaların giderek daha bilinçli, katılımcı ve insan haklarına saygılı toplumların temel taşlarını oluşturacağına ve katkılar sağlayacağına inanıyoruz.

* Forum Tiyatro Yönetmeni, Yrd. Doç.

 



ENGLISH TÜRKÇE

 

 

 

 

En son yazılar

“Erotik Adam” ya da
Batılı erkeğin düşü: Şark’ta bir harem!

İstanbul belgeseli keşfediyor!

Gündelikçiler kendini oynadı

Bir cesaret öyküsü mü, yoksa hüzünlü bir aşk mı?

'Hayatın anlamı' üzerine bir belgeselcinin yalan yanlış akıl yürütmesi

Dünyanın kirli çamaşırlarını ipe seren filmler

Bir İran gerçeği olarak belgesel festivali

Bir yönetmen: Rodi Yüzbaşı

Sheffield'de Türkiye rüzgarları

Sibirya'nın sınırlarında bir belgesel festivali

DOK Leipzig: A festival with a great spirit (Ing.)

Kosova'da bir belgesel karnavalı

Uzun bir serüvenin kısa hikâyesi

Saraybosna FF: Bize yakın dertler

“Balkanların anlatacak öyküleri var”

“Ne kadar güçlü olduğumuzu keşfetmemizden korkuyorlar”

“They are scared that we find out how powerful we are”

Belgesel para kazandırmaz”

DOCUMENTARIST büyüdü, festival oldu!

Fikirden filme giden uzun yol

DOCUMENTARIST: Haydi izleyelim!

Filistin'den Arjantin'e kısa bir dünya turu

Yafa, Portakalın Otomatiği: Bir turunçgilin peşinde...

İsrail'deki apartheid rejimine karşı...

Notes from the 29th Festival (İng.)

“Dikenli teller, rüzgârda şarkı söyler”

Envai çeşit belgesel

Teğet geçilmemiş bir belgeselin yapım süreci

Tel örgülerin ardındaki kadınlar

Dünyaya belgeselle bakmak ve görmek

Ankara'dan belgesel manzaraları

Dört duvar arasında, vizyonda!

Süngüyle kesilen ekmekler

Berlin üzerinde ninniler
ya da 'dandini dandini dastana'

'Bal'a giden 'Yol'

Bir 'talent'ın gözüyle Kampüs izlenimleri

Berlinale'nin (süper)market halleri

 

Arşivdeki diğer yazılara ulaşmak için tıklayınız.

NOT: Yukarıdaki yazılarda dile getirilen görüşler yazarlarına aittir, Documentarist'i bağlamaz.

 

Bültenler

Kasım-Aralık 2010
Eylül-Ekim 2010
Ağustos 2010
Temmuz 2010
Haziran 2010
Mayıs 2010
Nisan 2010
Mart 2010
Şubat 2010
Ocak 2010
Aralık 2009
Kasım 2009
Ekim 2009
Eylül 2009


 

İletişim    |     Biz kimiz?    |    Bağlantılar